11.30.2009

Geçimsizlik


Bakıyor komşular, evde kıyamet kopuyor.
Evden sözlü sataşmalar, hırla gürle saçılıyor.
Basıçırlıyorum, "Komşulara ayıboluyor!"
Huzursuzluk çıkınca kendimi kaybediyorum.

Duyduk hep ebeveynlere saygılı olmayı,
Lâkin öğrenemedim sinirlere hakim kalmayı,
Ben istemiyorum kapı, pencere kırmayı,
Küfür ederken, hatip kitap karıştırıyorum.

En çokta meraklı gözlere balta oluyorum,
Perde aralayan orospuları tespit ediyorum.
"Ne var lan?" diyor, varsa taşıtlarını çiziyorum,
Kızarsam çarçabuk palazlanıyorum.

11.27.2009

Alterno Kafası

sen...
Aşk...
A...
şşşşşşşşşş!
SENİ,
si,
ssss
. . .
S.
AAA
AAH. . .
k.

Bu duygu yüklü postmodern deneysel şiirimi yazmasam, beni bilemeyecektin belki;
Belki bilmezden gele
cek,
Belki bileyazacaktın sevgilim . . .

11.24.2009

Külfet


Evime gelir haftada bin kere,
Getirmez birgün ne ekmek ne gazete.
Kuru götle gelir, semirir gider,
Yediğini eritir, gelir bize yine yer.

Birgün olsun ki göreyim cebinde sigara,
Vermesem yapacak itlik, koparacak yaygara.
İçsem ki anadolu, dokunmayacak kanıma,
Yakıyor kamelleri, karşımda umarsızca.

Önceleri seviyeli saygı çerçevesinde idik,
Yediklerimizi hep alman usulü öderdik,
Son iki senedir böyle oldu çıktı çığırından,
"Kanka, kanki, kanku" düşmez oldu ağzından.

Eşikten içeri girdi mi, giriyor böğrüme sancı,
uzanıyor yatağıma evimde, sanki ben yabancı,
Alıyor eline tesbihimi "allah allah" çekiyor.
Bu heriflten anası babası bile "illallah" ediyor.

Kısa adam sempatik, nedir canıma ettiğin?
insan önüne ot koyar, götünü siktiği eşşeğin,
"Anahtar" der kıvırır, milim ses gelse cebinden,
Gezmelerden geri kalmaz, kuruş düşmez elinden.

11.21.2009

Napıyorsun oğlum?


Kelli felli göbekli olmuşsun
Apartman yöneticisi olacağına,
Sanatçı ayaklarına yatmışsın
Bize şekil mi yapıyorsun?

İnce kibar, kıl bir lisanın var,
Yalın bir dille, net konuşacağına,
Bit kısasısın, götün minareye kadar,
Bize hava mı basıyorsun?

Dörtlü çektiriyorsun vesikalığı şipşakçıda,
Kestirmeden, getiriyorsun eve,
Dayıyorsun kontrastı, doygunluğu da,
Pop art ayağına karı mı yiyorsun?

Adam gibi takılsanız duyardım saygı,
iki karı için resmini dörtleyen lavuklar
Sivil hayatta denk gelirsek duyun kaygı,
Oğlum siz limon mu satıyorsunuz?





11.09.2009

Ne Yapayım?


Çekilir tabureler söylenir çaylar,
Belkide zar atmayalı oldu aylar,
İki mars bir düz, seni bu paklar,
Zar Tutuyorsun dediler.

Düşeş attım, kırık dendi saylanmadı,
Oynadığımdan kelli daha tavla atılmadı.
Zarlar huzur içinde sallanmadı,
Pul çalıyorsun dediler.

Ben kapıları alırken tıkır tıkır,
İzleyen esnafın canı sıkılır,
Oyunumu duyan dükkanını bırakır,
Elin çabuk, yediriyorsun dediler.

Bakkal sigara vermez oldu,
Şeytanım bolsa ne yapayım?
Berber saçımı kesmez oldu,
Eline verdiysem ne yapayım?

11.04.2009

11. Uluslararası İstanbul Bienali



Toplamışsınız yine gayrimüslim itoğluitleri
Yüzünde nur yok götüne koduğumun ibneleri
Ekmek'in içini yiyipte, koyuyorlar standa,
Yıkıyorlar sanat diye körpecik beyinleri.

Ben bilinçli birisiyim, hadi kanmadım
Ermeni oyunlarına hiç aldanmadım
Yüksel ibnesinin uygunsuz sahnelerine,
"Bakıpta öven" hiç olamadım.

Ekmek içi yiyip komİnizm satarlar.
Reklamlarına Memoli'yi koyarlar.
Almışlar arkalarına Koç'u,
Bu sanat değil, orospu çocukluğu.


Benim Sevgilim


Benim sevgilim,
Yani evleneceğim kadın,
Dünü bugün, Bugünü yarın,
Hür iradesi olamaz sevdiğim kadının.
***
Şimdilerde çağımızın vebası "çıkmak"
Ne oluyor bu şeytan mahsülü?
Niyetim değil, sevdiceğimi eve tıkmak.
haftasonu simit yedirir, alırım gönlünü.
***
İçtimaya çekerim her sabah,
Ben sevdiğim kadını sıkarım.
İslama göre hareket etmezsen;
Sevgilim...
Soluğunu boğazından alırım.




11.01.2009

Kendime Küserim...


Niye gittin hala bilemiyorum
Sensiz gecelerde gözyaşlarımı
Durduramıyorum...
Neden bitmişti bu rüya?
En baba tabircilerin bile edebiyatı
yetmiyordu tabir etmeye...
Gittin gideli...

Geçende notere gittim,
bir kız gördüm...
Ama nasıl aynı "sen"
O kadar kendimi kaybettim ki...
Gittim kıza teklif (çıkma) ettim.
Noter huzurunda
Tanımadığım insanlara ayıbettim.

Senin yüzünden . . .


Kavga Çıksa


Kavga çıksa herkesten çok ben vururum,
kavga zeka işidir, kavga akıl dolu...
hasımlar koşarken üstüme büyük kinle
düşünemiyorum tatlı bir çıkar yolu

Şimdilerde tatminkâr kavgalar olamıyor
Büyüklerim anlatır eskiden müthişmiş kavgalar
hemen ana bacı katılır, kasaturalar sallanırmış
yerde yuvarlanırmış uzuvlar, akan kanlar...

Kavga dediğin miydi yenmekte var yenilmekte
yenildiysem kendimi rövanşlar zincirinde bulurum
Müsait bir anı beklerim, rakiplerim gelir tongaya
duruma göre dhalsim gibi uzar, zangeff gibi vururum

Yenmekte var yenilmekte demiştim sizlere
Lakin yendiysem akşamına şen ve sevecen olurum
bütün dünya mis kokar bal görünür o gün bana
komşulara güleryüz, dilencilere sadakada bulunurum

Kavga çıksa en fazla ben vururum,
Kavga kıvraklık işidir, fikir dolu...
Bir dönerim zenne, bir kaplan olurum,
Asla arayan taraf olmam çıkar yolu.