7.26.2010

Dünyaları Anlamak - 1

Vardır elbet bu dünyanın düzeni,
Defterinden dürerler, düz duranı düzeni.

Hasretim değil ne köyüme, pekmezine,
Özlemim kavgasına kemersiz giden herife.
Eşşek sikmenin bile düsturu var iken,
Artistlik yapıyorsunuz.

Neden?

7.20.2010

Samimiyet

Ulan yine düz yazmayayım, şiğir yazayım diyorum. Ama bu hususta zerre uyak uyduramıyorum agalar. Bu kafalar siken, dünyaları bulanıklaştıran olgu ise "samimiyetsizlik." Hemen konuya giriyorum:

Şu dünyada 5 gün yaşayacaksak, 4 günümüzü itibarımıza harcıyoruz. Şeklimizi yapıyoruz, karizmaya karizma katıyoruz.
Lâkin bazı dallamalar var ki; onlar karizma için gerçekten ölüyor. Bunlar umursamaz gibi takılırken, sikik solcu fanzinleri kovalarken, aynı zamanda sosyal statü meraklısı olan modeller. Fikirlerinin arkasında durmaktan çok, dışarıya yansıttığını, üzerine çıkmak için hazırladığı bir büst haline getiren lavuklar. Böylelikle seslenişini en yüksek yerden yapacak, dev kolonlardan duyuracaklar. Şayet bu lavuklar o kadar yukarıdan bakacaklar ki aşağıya, bulunduğu yükseklikten dolayı böbürlenecekler, götleri kalkacak, eskiden aşağıdayken dinledikleri şeyin sadece boğuk, küflü sesler olduğunu unutacaklar. Mimiklere dahi anlam yükleyecek bu kıtipiyozlar. Ne de olsa herkes bir pinkfloyt artık bu memlekette. Ver veriştir çarklara, sistemlere.
Eline gitarı alan o müthiş OT kafasını yaşıyor ve rockstar oluyor. Biz de neticede "haa haaa, huu huuu" şeklinde nahoş kafa sesleriyle barışçıl olup, KOLA içmeyerek komünistlik müessesesini yaşatan kafaların içinde akıl sağlığı muhafaza ediyoruz kardeşlerim. Bırakın da rahatsız olalım artık. O kadar emanet duruyor ki şu tripler Karslılara, Çorumlulara, Giresunlulara, anlatamam. O kadar "Anadoluyu gezmek lazım ağvi." yok "Otostopla Karadeniz turu yapmak lazım ağvi." diye ötüyor bu sıçıklılar. Ee tamam da oğlum sizi sikerler o Karadenizde bu kafayla. Biz yine istanbul çocuğuyuz, bin bir melanetin, puştuğun içinde bu sikko tavırlarınızı es geçebiliyoruz. Lâkin Anadoluda böyle bir şansınız yok. Bu kasılmaları bırakıp saç tıraşınızı olup, otobüsünüze atlayıp, Rize Çay Otel'de takılırsanız, belki yıllardan beri karının kızın içinde ağzınıza pelesenk ettiğiniz Anadolu turundan bir çıkarım elde edersiniz. Misal, "samimiyet" gibi.
Şimdi sakın ha sakın, samimiyet ile yavşaklığı birbirine karıştırayım demeyin. Samimiyet fütursuzca herkese"Naber lan yarrağm" diyebilmek, enseye tokat, göte parmak atabilmek asla değildir. Samimiyet açık sözlülüğün et kemik halidir. Aynaya bakıpta güle oynaya "Ben yarrak kafalıyım." diyebiliyorsanız. Samimi bir insansınızdır. Tabii ki bu saf salak halinizi birisine yakalatırsanız, ömrünüzün sonuna kadar suistimaller içerisinde kalacaksınız demektir.
Küçükken analarınızın günlerinden, arkadaşlarıyla oturmalarından kulağınıza aşina olan "patavatsız köylü" şeklindeki söz öbeğinin altını biraz kazdığınızda da olay bağlanıyor zaten. Köylü insanın lafı 90'a asma adeti, Pendik dilbertolarına, Yenisahra Albertolarına "patavatsızlık" olmuş durumda. Ha şimdi sanmayın ki burda size köylü övüyorum. Burada kastım çok çok belli, Rahmanlarlı David Gilmourlara, Esentepeli Bukowskileredir sözüm. 6 yaşındayken "Sıçmırığım bitti." şeklinde annelerini tuvalete çağırırken. Şimdi "Seks için karı için girmiyorum bu triplere, bambaşka birşey." diyebilecek konuma geldiler. Artık bunları hangi metal tanrıları sikiyor, onu da bilemiyorum. Geçenlerde adminliğini yaptığım Türk twitter'ı bir sitede şu postu girmiştim; "Köylü köylü rock grubu solistlerinin kitlelerin üzerine oynar tavırlarını sikerler. İki am elledin de Pinkfloyt mu oldun lan yarrağam? " Bunun üzerine Düzceli bir arkadaş sinirlenip, şahsıma giydirme yapmaya çalışmış. Kendisine "Ne diyon lan düdük?" şeklinde yaptığım yaklaşımdan sonra aramızda geçen dialog şudur, şu linkte olacak. HA BURADA. İşte gördüğünüz gibi. Ülkemizde statü kovalamak bu kadar ucuz. Daha neyin peşindesiniz artık?
Bırakın lan şu dünya barışı, ibnelik serbestliği, ulaşım özgürlüğü gibi saçmalıkları, rakçı triplerini. Benim gibi adamları, içinizdekileri yüzünüze vurduğumuz için sevmiyorsunuz. İşinize gelmiyoruz, karıyı kızı uyandırıyoruz.Ha tabii dokuz köyden kovuluruz, fakat onuncu köyde suratınıza koyacağınız gazete dahi kalmayacak. İki dakika dürüst olsanız, küresel ısınmayacak. O kadar kasıp, sistemleri bozup doğanın dengesini sikmeyin artık. Aklınızı başınıza devşirin.

7.08.2010

Tokatçı


Uzun süredir burada düz olarak yazmıyorum. Hep şiğir falan, romantik gibi takılıyorum. Takdir edersiniz ki, bugün bir öfke olsun, sinir olsun bunlar ne kadar güzel duygularsa, romantizm de güzel. Kızlar seviyor çünkü. Şimdi sadede geleyim, beni uzun zamandan bu yana ilk defa iyi hissettiren olaya değdireyim.

Bildiğiniz gibi, bir Galatasaray taraftarıyım. "Galatasaray taraftarıyım." deyip geçiyorum. Çünkü derinlemesine anlatılacak bir şey değil. Her neyse, bu transfer döneminde, Galatasarayımız epeyce sessiz kaldı. Bir çalım yedi, öte yandan mega oyuncular getirenler oldu. Hiç ezilip büzülmedik tabii ama içimizde bir burukluk oldu. Bu esnada Roberto Carlos'u tokatlamış, top ile bin türlü cambazlık yapan KARAYILAN Keita'nın satılması falan moralimizi bozdu ister istemez. Fakat, bugün öyle bir transfer haberi geldi ki, bazısını üzdü, "Kim lan bu dalyarak?" dedirtti, bazısını "tam isabet" dedirtti. İşte ben de o isabetçilerin içindeyim. Çünkü bu transfer gerçekleştiği anda Galatasarayımız bir Materazzi'ye sahip olacak. Topu almadan mücadeleyi bırakmayan bir adam. Hakkına hukukuna dehşetengiz bir sahip çıkma stili var. Zaten 2009-2010 sezonunun en büyük eksiği bir ateşleyiciydi. Geçtiğimiz sezon takım allahına kadar meme yapmış durumdaydı. O da artık var. Bir de sağ açık doldurulsa, herkesleri siker atar Cimbomumuz.

Bana ordan "İsim ver isim!" diyenler olacak, tabii adamın adını verelim: Lorik Cana. Çok canlar yakacak, çok analar sikecek görünen o. Biz de "LORİK FENERİN ANASINI SİK." demekten büyük haz duyacağız. Lorik'ten seçme indirmeleri koymuşlar bu vidyoya. Bilmiyorum bu adamın ateşine dayanabilecek miyiz. Ha birde Ronaldo'yu fena indiriyor lavuk.

Şu siktiğimin sezonu açılsın diye deliriyorum artık.

7.01.2010

Seni Kaybedişim


Yıllardır farketmiyorsun beni,
Trafonun arkasından seni kesişimi.
Top oynardık küçükken,
Sizin balkona doğru kurardım kalemizi.

Kaleci-oyuncuydum o zamanlar ben,
Açılmak serbestti, gol yoktu kaleden.
Hani bir kere atmıştım topu sizin baklona,
Çıkıp istemiştim ümitlerim yeşerirken.

Baban ibnesi açmamış mıydı kapıyı?
Yarmamış mıydı güzel meşin yuvarlağı?
İşte o gün siktiretmiştim seni,
Maç 2-2 iken almıştık babayı.

O kafayla bir hışım çizmiştik Reno'nuzu.
Neticede baban, sikip attı oyunumuzu,
Pançosunaydı maç, yalan olmuştuk.
Kimimiz Babayaroyduk, kimimiz Tjikuzu...

Baban demek, benim için sen demekti,
Bizi hem meşinden hem pançodan etti.
Cidden kusura bakma bebeğim.
Hayır yani, 10 yaşında çocuğa ayıp etti.



6.18.2010

Hak vereceksin bana


Şimdi bi M3'üm olsa,
Seni alsam yanıma,
Radyo Fenomen açıp coşarsın,
Power Türk dahi dinlersin.
İlginç ilginç takılmayı 5 dakikada kesersin,
Akıllı gibi oturur, insansı hareket edersin.
O zaman chillout falan hak getire,
Zero7 seks yaparken sadece.

6.13.2010

Aidatları yatırın!

Biz burada bağırıyoruz,
"Yatırın aidatları!" diyoruz.
Ne 23 ipliyor, ne daire 19,
Kapınıza haciz gelecek.

Aşağıya yazı da astım,
Bilhassa posta kutularına attım.
Toplantıda sizi uyardım.
Kapınıza haciz gelecek.

Şu apartmanda adam gibi yaşansın,
Asansörde çekyat çükyat taşınmasın.
Aidatlar günü gününe yatsın.
Kapınıza haciz gelecek.

Aidat dediğin ne demek?
'Ait' olmanın bir cinsi demek.
Bedavaya aitlik olmaz demek.
Kapınıza haciz gelecek.

Not:

Oh bedava su, yuh elektrik,
Daire 6'nın hali epey kritik.
Sansınlar, "apartmanı siktik."
Hacizin babatoru onlara gelecek.




6.03.2010

Benden iyisini bulursan sevgilim


Sana diyeceğim vardı uzunca zamandan,
Benden iyisini bulursan kaçırma sevgilim.
Çünkü böyle bir durumda sakınmadan,
Helalinden sana 5 milyar vereceğim.

Şimdi sana kesin şaka gibi gelecektir,
Saadet zinciri gibi dolanbaç, asla değil.
Ben sözümü tutarım, söz haysiyettir.
Çek değil, trink para yok kefil mefil.

Günümüz şartlarında 5 milyar güzel para.
Azıcık kafanı kullanırsan, bu parayı işletirsin.
Kurumsallaşmakta yardımcı oluruz, sıkıntı yapma,
Kısa zamanda sermayeyi üst üste bindirirsin.

Eğer ben senin yerinde olsam sevgilim,
Hemen gider , 89, tüplü Kartal alırım.
Büyük Çekmece taraflarında miniğim,
Sabahlara değin korsan taksi çekerim.

Yalnız sıralı otogaz sistemli olması önemli,
İlk başlarda, tüm canlıyı araca yatırdığından.
Yakıttan göçersin, dayanmaz mazot besbelli.
Çekmece yolları bayır, Belediyesi TKP olduğundan.

Gördüğün gibi sevgilim, malı komünizmden götüreceksin.
Hadi yine iyisin, içine sinecek korsan taksi, soldan yiyeceksin.
Sana yakışanı bu olurdu, bana her daim dua edeceksin.
Gerçi komünizmin Allah'ı olmaz, sen "kozmos" diyeceksin.

Dediğim gibi, bana benden iyisi ile gelirsen,
Sana 5 milyar, yeni para ile 5.000 TL veririm.
Yalnız gelmeden arayıp, bir haber verirsen,
Şok olmam, ne sana, ne yanındaki lavuğa zarar veririm.


5.25.2010

Şekil Hits Vol.2


Evet arkadaşlar, zaman zaman Şekil Hits ile kulaklarınızı "fili fili" ettirebiliyorsam ne mutlu bana. Bildiğiniz gibi burada entelliklere, kuntelliklere, renkliliklere, hoşgörüye pek yer vermiyorum.
Bu sefer aslında hiç tasvip etmediğimiz şekilde punk icra eden, bu müzikle seviyesizlik üzerine doktora verebilecek insanlara değineceğim. Kendilerine myspace'te gezinirken rastlamıştım. Müthiş rahatsızlık verici olan "Memelerin Kocaman" şarkısı ile tanımıştım. Bu adamlar gerçekten insanlıktan nasibini almamış gibi algılansa da, aslında tüm insanlığın içindeki saçmalıklar topağı.

Evet bu şahane oluşum: Fun For A Fan. Emprovize değil tamamen doğaçlama olarak çalışıyorlar. Kendilerine "Niye emprovize değil de, doğaçlama?" dediğimde, tamda duymaktan hoşnut olacağım cevabı verdiler. "Emprovize deyince ibne gibi oluyor."

Ayrıca ulaşılmaz değiller;

http://www.myspace.com/funforafan

http://www.funforafan.com - İnternet sitlerinden şimdilik bir kaç şarkı indirebilirsiniz. Yapım aşamasındaymış.

Kendilerine başarılar diliyorum. Umarım her müzikli çalgılı işlere girenlerinde hedeflediği gibi çok karı götürürler bu işten.








5.24.2010

Ayıbettin Lost

İzliyoruz, oldu yıllar.
Senaryoyu çeke çeke,
Sündürdüler,
Amına koydular.
Girdi mitolojiden,
Çıktı evliyadan,
Sonunu bağladı,
Işıklan, nurlan.
Oysaki, birikti milyonlar,
Analar babalar kan ağlar.
Evlat yeğen, digitürk kollar,
Ama bu ibneler milyarlık diziyi,
Haziran Gecesi gibi tırttan bağlar.
Vatandaşa lagaluga yaptınız,
Yetimin öksüzün hakkına vardınız,
Dizi çekiyoruz diye yaygara kopardınız,
Adalarda yüzdünüz sikiş yapıp şımardınız.
6 sene azdınız coştunuz,
Para kazanacaz diye tozuttunuz.
İbne gibi gezdiniz, yediniz paraları,
Hikaye tıkanınca, bağladınız imana,
Kodumunun kitapsızları.

Şimdi tanrıdan tek dileğim,
Kurtlar Vadisi senaristlerinin Batı'ya özenmemesi.
Öyle sikim gibi bağlamasınlar.
Onları affetmeyiz, milletçe bizden söylemesi.

5.14.2010

Giderdim

Çok meraklısıydım itin, ibnenin, tinercisinin.
Çok param olsa siktirip giderim buradan,
Ama sen bana siktir git diyemezsin.
Kendi isteğimle siktir olup giderim kıyıdan.

Çok meraklıyım ya otobüs, kutubüse,
Çok param olsa, alırım M6 giderim buradan.
Ama sen bana "bin trene git" diyemezsin.
Arabamla siktirir giderim istediğim güzergahtan.