9.14.2011

Hayata Dair Öğütlemeler

Gel gelelim dokanmaya, değdirmeye,
Şiğirli bazen, düz yazıyla dillemeye.

Bu sefer hem şiğirli, hem işe yaramalı,
Ahmet Selçuk hıyarı, açıp da feyz almalı.

Bu seferlik sitemim ne Allah'a, ne kuluna,
Sitem de değil gerçi, bir öğüt hayat yoluna.

Dünya denen çetrefilin kendisi, top düzen,
"Aga dur dinleniyoz" diye yan yatıp düz yüzen.

Şalter der kimisi, bazısı "şartel" der Kartel gibi,
Sanki bir numara kendisi, arsız pezevenk ibnesi.

Şalter diyen hâk der, düşmez asla yanlışa,
Şartel diyenin zaten girsin götüne yüzbinlik araba.

Velhasıl-ı kelam emiceler gelelim şimdi konumuza,
Öfke dediğin armut gibi sapı dalda götü balkonda.

Yapacağım bir kıssadan hisse şekli öfkelenmemek adına,
Ben de sonradan vakıf oldum, doyamadım sûkunetin tadına.

Tıp okuyan bilir, öfkenin başı bir toz kadar nörondur.
Sıkmadın mı yumruğunu, Romayı yakan puşt Neron'dur.

Sorun Neron ibnesini İtalyan halkına, severler mi acaba,
Çoğu kötü konuşacak, belki ters dönecek mezarında.

Bir anlık sinirle attı tahtı, kalktı çaktı kibriti.
Ulan götün tohumu, iyi mi oldu am biti?

Halbuki Romalılar olsa müslüman, getirse şahadet,
Bir babaeren olurdu sarayda, öğüdüyle verirdi saadet.

Ettehiyyatide şaşırıp yine kızardı belki Neron fakat,
Allah korkusuna garip gureba yakmayı yemezdi makat.

Her ne sikim ise, verdi dizeli bastı çakmağı bu gavat,
Böyle olacağına, al bir cariye bas götüne kıvır at.

Amkdum tipsizi, en fazla sarayın kapısını yumrukla,
"Çıktı menteşe" diye, çağır usta, gelsin çırağı tartakla.

Suçlu sen değilsin tabi Neron, seçip de o saraya çıkaran,
Hele o anan var ya o anan, çıbanın başı onun amına koyan.

Git sarayda karılara bak, bal börek ye, ne bileyim at bin,
Aman olur mu, kim bilir kime artistlik yapmaya silkindin.

Ulan senin gibilerin var ya, götünün eşiğinde odun ateşi yakmak lazım orrrrrrrrrrospu çocuğu ya, atasını kitabını siktiğim ibnesi. TOP. 

Orospunun ortanca oğlu, yavuşakların bayrak taşıyanı, ulan günah değil mi o fakir insanlara, zaten orospu anan da, ekmek bulamazlarsa pasta yesinler bilmem ne. Kimsiniz olm siz? Çetemisiniz lan?
Kalk mezarından, ananın amına temel atıp yanındaki müştemilatta götünü delmeye geliyorum.

Sıfatını sikiym ya.

9.07.2011

Karıyı siken paradır, yarrak aracı kurumdur.

Yaz denen kimin eli kimin götündeliğin de sonuna gelirken, yine bir yoklama çekeyim dedim. Bayramın da sona ermesiyle, iyice tatil modundan çıkıldı, işler güçler ufak ufak dokanmaya başladı. Tabi bu yıl da her sene olduğu gibi "seneye banko sikiş" manifestolarıyla, anne baba, musaf eppek üzerine yeminler koparılarak evlere dönüldü. Hatalar tespit edildi, eksikler bir dahaki sezon tamamlanmak üzere tespit edildi. (vücut yapmak 1. sırada tabi amk, hatta o kadar birinci sırada ki, birincilikten görükmüyor, unutulakalıyor.) Son yıllardaki genç teknik adam örnekleri Villa-Boas ile pekişirken, her genç yine süper teknik muhasebeler yaptı. Analizler, incelemeler, değerlendirmeler gırla. Ama ne olduysa oldu bu yaz da çoğu arkadaşa (dünya genelinde) sezon sonunda Z raporunu almak nasip olmadı.
Şu acı gerçekten bahsedeyim ki; BİM'e özel ürün tüketen arkadaşlar asla yaz sikişi yapamıyor. Bakın, Bim'e özel ürün diyorum, yoksa bim'den danette manette alanlara lafım yok. Ama bim'den Dost yoğurt yiyeyim, A101'den Bi Limonata içeyim, götümü de Dia tuvalet kağıdına silerim diyene bu dünyada sikiş olmadığı bir gerçek. Hem bu kadar ucuza yaşa, hem de Let's'le malı götür. İstatistikler, oranlar, bir allah kulu okey vermiyor günümüzde bu tarz bir hasliyete.

Sonuç olarak, çözüm üretecek değiliz herşeye. Anasını sikeyim Alen Delon muyum, Üzeyir garih miyim burdan size fikir vereyim, laz karısı mıyım fitleyeyim? Zaten akıl verecek durumumuz da yok estağfirullah. Bahtı açık olanın yar sarar yarasını, bahtı kara olanın felek siker anasını, okkadar.
Not: "Allaha şükür alakam olmaz, bir kere arkadaşlar şaka olsun diye yanlışlıkla Le Cola içirmişlerdi bana." tutumu da sergilenmesin.

8.01.2011

Adamsın Yalı

Sevgilim aradı
Buluşalım dedi,
Canım cicim aşkım,
Bana gönül koyma,
Gözgöz'ün maçı var.

Bir gün haber geldi,
Dayım vefat etti.
Allah rahmet eylesin dayıcım,
Gözgöz'ün maçı var.

Günlerden Pazardı,
Patron "çok iş var" dedi.
Hasiktir ordan ibne patron,
Gözgöz'ün maçı var.

*Fenerlilerinde şahane arağı mevcut. Aldanmayın ibinelere.

**Edit amkduğum edit: Fenerbahçe tribünlerinin 90'larda bu tezahüratı yapması bunu fenerbahçenin ofişıl marşı mı yapar yarım çay kaşığı akıllı ibineler? Yutup taraftarları sizi amk.

7.31.2011

Diyanetten Yazı Var.


Bu Ramazanda da sigara hakkında fikir alışverişi yapanların,
Götünü başını daha harlı savurup Lâik ayağı yapanların,
Cami önlerinde dinsiz gibi su satanların,
Amlarından aşşağıya İNTİHAR edeyim.

Oruç tutan, siki tutmaz.

7.06.2011

İnsan Sevme Hikayesi


Şiğirsiz dokunuşlarıma yine devam ediyorum. Aslında ilk başta full şiir dayıyordum ama bilindiği üzere şiğirle anlaşılmak zor. Şiğir yazmak da başlı başına bir ego tatmini zaten anasını sikeyim. Ne demek yani; "amk evladı bak, sen benim kadar kelime bilmiyorsun, benim gibi sıraya koyamıyorsun, konuştuğun dilin madrabazlığını ben yapıyorum." Tam olarak bu. Okuyan şağir arkadaşlar varsa, (Bedri Rahmiciğim seni tenzih ederim, çatal karam) darılmaca gücenmece olmasın. Ulan ben bile, "Kuzgunlu Market açılışı" temalı şiğirimi ilginç hale getirmek üzere, "-den beri" yerine "mütevellit"i kullanıyorum. Gerçi, hoş "-den beri" desem okumayacak, retyimi düşürecek budaklama varsa yol verdim gitti.
Ayrıca bilen de bilir, zerre kadar giriş-gelişme-sonuç trafiğine takılmam. Geleyim hemen kapak konusuna.

İnsan sevme hikayesi dediğimden, "değmeli, sarılmalı, dokunmalı" sevme hikayesi anlatacağım çıkarımını yapan varsa Facebookta hemen Zeki Demirkubuz fan'ı olsun, onu takip etsin, benim sayfamda şişme yapmasın.
İnsan sevmek dediğim, dertli gibi manita mevzusuna vuracağım dem, dostun kazığına oturmaktan dolayı allahına isyan değil. İnsan sevmek durumunun hikaye oluşu. Günümüzde Deniz Feneri gibi garip gurebadan nemalanan bir topluluk varken kimse "Ben Mustafa'nın hastasıyım, Ziya'ya deliriyorum." gibi lololo yapmasın. Yalan, dümen. Nedir bu Deniz Feneri denen yavuşaklığın esası? Evsizi evlendirmek, köysüzü köylendirmek, tel dolapsızı, buzdolaplanıdrmak değil mi? He, evet. Peki bir program daha yapılıyor Deniz Feneri'nin peşine, onu da sabahları izliyoruz. Reyaliti şov sikliği deniyor ona da. Deniz Fenerinden parayı bulan, mala vuran IQ'su ayakkabı numarasını geçmeyen hırtlambalar, adeta sevgi sellerinde kolluksuz kalan bu yarağamlar, mutluluktan tembel oluyor, götü yağda siki balda karısını döğme döğüyor. Ne oldu? Sevgi, kendisine bir reklam cingılı bile hazırlatmaktan aciz Fılaş Tv'ye, aranan kanı halen Latif Doğan zanneden Kanal 7'ye yaradı. Velhasıl-ı kelam, sevgi tembelleştirir, mutsuzlaştırır diyebiliriz.

Bağlayayım inceden, insan sevmek denen dalgametre sadece manital mevzularda
olabiliyor. Bunun dışında sürekli amansız bir yarış var. Bir kişi sizden bir tık üstte
olsa, vay babam diye dünyaları bitiriyorsunuz çoğu zaman. Şimdi kimse bana
"o seninlen alakalı." manevrasıyla hafsalamın es virajında patinaj koymasın.
Hepimizlen alakalı. Ulan bir kere akıl var mantık var; bir dışarı çıkacaz, ne bileyim
kızla bulşulacak, hemen klas gibi ütülü pantollar, gömlekler. (insanın tarz tikiliğine
göre kıstas değişebilir.) Değil mi? Gayet tabii öyle. Madem insan seviyordun,
madem kız da seni insan diye seviyordu, buradan iki tip sonuç çıkar;

Genel olarak insan sevme safsatası:
Yahu agam be, madem çok seviyordun insanları, giymeyeydin pantolları,
gömlekleri. Çekeydin en rahat tumanını sigara koka koka gitseydin karının yanına?
Ne oldu? Kendi çıtanı yükseltebildiğin kadar yükseltmeye baktın. Ne kadar fazla
adamı ekarte edersen o kadar karda bildin kendini. Resmen onca sapın senin kızın
üzerinde kurabileceği etki alanını daralttın onlara, günah ettin, üzdün, belki de
ağlattın garipleri. Şike yaptın.
Bir insanı insan olduğu için sevme sikkoluğu:
Bu da örnekte kızın durumudur ki, dünyanın en büyük yalanıdır. Bu dallamayı,
seni yukarda hissettirdiği, yanına yakıştığı bilgi tecrübe bakımından ezebildiği için
tutmak istiyorsun. Çünkü senin açığını rahatlıkla bulabilecek en yakın lavuğu
am faktörünü araya sokarak etkisiz hale getiriyorsun. Burada sen de şike
yapıyorsun bacıto. Kendin olarak atamadığın çalımı, ver-kaç mantığıyla yanındaki
lavuk sayesinde atıyorsun. Buradan da çok rahat, insanın sikmeyeceği eşşeğin
önüne ot koymayacağı gerçeğini görüyoruz.

Yukarıda maddelediğim örnekleri, kızı lavuğun yerine, lavuğu da kızın yerine
koyarak da değiştirebilirsiniz agalar.

Hal böyle iken, herkes herkesi sevse, kimse kimseye kademe koymaz. Sevgi denen
ibinelik, tutup kolundan "samimiyet"i yanında getirmiyorsa, yağla, sıvazla gönder.
İnsan sevdiğinin iyiliğini ister. Öyle sikim gibi triplere girmez. Çıkarır yol parasını
ayırır, gerisini verir sevdiğine. Sevgi ayakları, ağır ayaklar desem yanlış olmam.

Son olarak şunu söyleyeyim; insan sevmek genel bir durum olsa, herkes birbirine
peşkeş çekse, kimse kimseye çalım atmasa, dövmese, parasını çalmasa, anasına
avradına sövmese. Bir allahın kulu, kalkıp da "Ay Armani giyeyim, van milyın
sıkayım, bemve'ye bineyim." demez. Nasılsa seviyorsun insan denen mevzuyu
sal gitsin anasını satayım, altına sıç, donuna işe, üçe aldığını üçe satacak
matematiğin olsun, iğneden iplik geçirecek kadar kafan çalışsın, gerisini koy git.

Allahın dağında erik mi bitti amına atlayayım?


6.11.2011

Söz verdiğim gibi



"Şimdi işin müziksel kısmına dönecek olursak, bu blogu sürekli takip eden 3 pezevenkten, bir pezevenk bir önceki Şekil Hits'ime binaen, "embed yapmayı bilmiyorsun sanıyorduk aga, ama şamar niteliğinde embedinle donduk kaldık, özür dilemeyi borç bildik." gibisinden mail atmış. Göt olmanın da bir erdem olduğunun farkında olması nedeniyle kendisine hisse verdim blogdan. İstediği zaman yazsın çizsin diye. Fakat yazar mı çizer mi bilemem."

Şekil Hits vol.4'te bahsettiğim gibi Durmuş Ali isimli kardeşimizin bir şiirini yayınlıyorum.


[durmus ali]

Senı sewıorum...

senı sewdıgımı dagLara tasLara solıorum...!
kendımı kımseLere anLatamıorm.....
kpk gbı sewıorum senı.....
essekLere warır gıbı.....
ekmegın arasına tus koyub yer gıbı......
usuLca kuLagından safak alıp,,
tertıpLerLe wedaLasır gıbı......
ufak bır cocugun seker hezeyanı gıbı.....
senııı sewıoruuuuuuuuummmmmmm kahbeeeeeeeee.........!!!!!!
geLLL, wakıt gec oLmadn....

[/durmus ali]

Ben sözümü tuttum.



6.01.2011

Yarın Kopacaksa

Deseler size, yarın kıyamet kopacak,
Alayınızın, silsilesi kararsız kalacak,
Eyüp Sultan'ı ziyaret edeceğiniz belki,
Diyeceksiniz, Evim de mi yıkılacak?

Varsaydınız ki, yarın dünya patlayacak,
Hangi dalyarak amdan ama atlayacak,
Nenenizin kabrine gideceğiniz belki,
Diyeceksiniz, Nenem buradan mı kalkacak?

Oldu da, yarın dünya bin derece olacak,
Pırpır'ı 3'de çalıştırsan da fayda sağlamayacak.
GÜRLER Kasap'a gideceğiniz belki,
Amına atliym evler binalar erimiş, kasap buzhanesi mi kalacak?

Gel gelelim yarın dünya eksi bin derece olacak,
Kanyak kunyak, bir sike yaramayacak,
Binayı yalıtalım dayoğlu diyeceğiniz belki,
Kapıcı Şener donmuş, kazanı kim harlayacak?

Deseler ki bana çok sağlam tüyo var,
Yarın "son gün" dünya patlayacak,
"Sivil mi geliyoruz?" diyen de olacak,
Hepiniz patlamaya üst basacak...

İşte ben o gün 0'dan 2, kıyamet kopacak diyeceğim,
Sigaramı yakıp, akabinde Sultan Ahmet'e gideceğim...

(GÜRLER KASAP'tan şponsorluk aldığım doğrudur.)





5.29.2011

Üç evladım var benim.

Bir baba olmak ne demek,
Portakala olmak katalizör...

Bir baba olmak ne demek,
Çıkartıp 100 lira verebilmek,
Evladına "mektep" yolu üzere...

Baba olmak derler ya,
Hani anneliğin 9'da 1'idir.
Ananı yıkarsın tek lafınla,
Baban serttir, diridir.

Baba olmak demek,
Hayırsızlık görmek,
Vefa nedir bilememek,
Sırtında bir küfe,
Asra yakın altında ezilmek...

Yakarışım Yaradan'a,
İsyan sanılmasın asla.
Gel gelelim mevzuya;
Üç evladım var benim,
Barış, Ayhan, Mustafa...

Değil sitemim anasına,
Çeker erkek dayısına,
Versem, başına ev, götüne araba,
Üç evladım var benim,
Barış, Ayhan, Mustafa...

Bir çuval tutuştursam ellerine,
İçi dolu olsun incir,
Bağlasam bileklerine bellerine,
Sağlam olsun diye zincir,
Takmaz sikine üçüde,
Üç evladım var benim,
Barış, Ayhan, Mustafa...

Ölsem bana bir hal olsa,
Bağı bahçeyi bağışlarım vakfa,
Dipdiri idim, çöktüm şimdi rüku'a,
Üç evladım var benim,
Barış, Ayhan, Mustafa...

Üç evladım var benim,
Barış, Ayhan, Mustafa...
Üçü de birbirinden keriz,
Biri diğerinden dallama...




5.03.2011

Şekil Hits Vol.4

Müziksel hususta yine kankalarıma müthiş bir kıyak geçecem. Siz bu blogu okuyan seçilmiş kişiler olarak en büyük zevkleri tadacak, girizgâhlardan girizgâh beğenecek. He zaten şunun şurasında 46 kişisiniz, 23 tanesi nezaketen iade-i takip yapsa, 20 tanesi eş dost olsa, 3 kişi kalıyor geriye. Onlar da okumasın amına koyayım. Allahtan blogspot'un hazır kalıbıylan manevra yapıyor, siktimini şeyinin tohumuna para vermiyorum. Yoksa 3 pezevenge ışık tutmak, kılavuzluk etmek üzere ölü bir yatırım yapmam. Neyse, bu sıralar yazdıklarıma TAG eklemeye başladım, "ibne fener", "ali memati", "ömer baba niye yalandan ney çalıyor", "en yeni winamp" şeklinde aratan arkadaşlar da faydalanabilecek. Reklam konusunda fikirler geliyor bazen, "aga grup açak, feyse koyak" diye. "Aman kardeşim kalsın." diyorum. Bırak allahaşkına, Erenköy'ün göbeğinden, internet ünlüsü mü olayım, Net Mahir mi olayım, mayonez mi seveyim?
Ko' götüne, reklamın iyisi kötüsü olmaz şeklinde bir düşünce var genelde. Şu şekilde cevap vereyim. Nasıl olmaz? Olum Hanri rahatsız mısın? E çıkın camdan "Ben orospuyum" diye bağırın. Reklam işte, Necla ablaya, Hamiyet anneye afiş oldun. Orospu oldun, şâyet -reklam- olamadın.

Şimdi işin müziksel kısmına dönecek olursak, bu blogu sürekli takip eden 3 pezevenkten, bir pezevenk bir önceki Şekil Hits'ime binaen, "embed yapmayı bilmiyorsun sanıyorduk aga, ama şamar niteliğinde embedinle donduk kaldık, özür dilemeyi borç bildik." gibisinden mail atmış. Göt olmanın da bir erdem olduğunun farkında olması nedeniyle kendisine hisse verdim blogdan. İstediği zaman yazsın çizsin diye. Fakat yazar mı çizer mi bilemem.

Girizgahlar demiştim, bakın hala esas mevzuya girmedim. Verdim aragazı, verdim aragazı, "Geldiniz aragaza, Fener'e kor Zaragoza" diyerek konuyu bağlıyorum. Bu sefer de size her zaman söylediğim gibi, oyun(nfs, pes vs...) ve film (döğüş, patırtı gürültü vs...) soundtracklerinden ekmekleniyoruz. Justice de benim NFS Undercover'da e46'lara kıç attırırken GENESIS parçasıylan keşfettiğim bir grup. Bu paylaşacağım klip de, geçen paylaştığım kliplen aynı yönetmen (prodüktör, senarist, ışıkçı, çaycı vs...) galiba, sürekli bir kavga dövüş hengâme çevirmiş. Kendisini medeni cesaretinden, tuttuğunu götüren bir arkadaş olmasından dolayı kutluyorum. Gerçi şu çevirdiğin klipler asâb bozmaktan başka ne sike yarıyor bilinmez ama ben bunu gerek saldırgan tavırlar, gerekse klipte kullanılan HAÇLI ceketler sebebiyle bir meydan okuma olarak üzerime alınıyorum.
Birazdan izleyeceğiniz klipteki kaosçu, mal düşmanı, vatan haini, dtp'li ibneleri, 2şerli gruplara ayrılmak suretiyle (ki en sona 1 kişi kalıyor, ona da ayağımın tozunu enfiye ederim.) Emanetsiz, kemersiz kavgaya davet ediyorum. Gerçekten adam değilsiniz, orospunun evlatlıktan reddettikleri sizi.



***3 pezevenkler olarak bahsettiğim arkadaşlar, tabii ki de mecaz anlamda pezevenksiniz siz. Sevgi pezevengisiniz. Pezevengin kralı ha bu vidyodaki pezevenkler.